Söz hareket eder

Dil

Konuşmanın, yazının ve çevirinin hafızayı insanlar ve yüzyıllar arasında taşıma biçimleri.

155 kayıtSayfa 1 / 7Bağlam ve kaynaklarla

Bu odada

Konunun yan yollarına sapın.

Kartlar hem konu hem ruh hâli üzerinden birbirine bağlanır. Aşağıdaki sırayı izleyin ya da arşivin komşu bir köşesine geçin.

33Azim
37Dinginlik
131Merak
Q0354
DinginlikEdebiyat

Görüşlere fazla önem vermemelisin. Yazılı söz değiştirilemez; görüşler ise çoğu zaman yalnızca umutsuzluğun ifadesidir.

Kafka’nın Dava romanından (1914–15’te yazıldı, ölümünden sonra 1925’te yayımlandı). Katedral sahnesinde bir rahip, Josef K.’ya “Yasa Önünde” meselini anlatır; bu cümle, meselin yorumu üzerine giriştikleri düellodan gelir: Metin sabittir, ama çevresindeki yorumlar durmadan çoğalır. Kafka bunu görüşün kendisine dair bir uyarıya çevirir — görüş çoğu zaman kavrayış değil, otorite kılığına girmiş kaygıdır.

Q0485
MerakTeknoloji

Programlama dilleri, insanların okunabilir talimatlar yazmasını ve bilgisayarların bunları kesin işlemlere çevirmesini sağlar.

Bir işlemci çok düşük düzeyli sinyallerle çalışır; ama insanlar düşünebilmek için kelimelere, yapıya ve isimlere ihtiyaç duyar. Programlama dilleri bu köprüyü kurar; insanlar mantığı anlatır, derleyiciler ya da yorumlayıcılar çeviriyi yapar. Telefonundaki her uygulama bu uzlaşmaya bağlıdır: İyi araç hem insan zihnine hem makinenin kesinliğine uymak zorundadır.

Q0509
DinginlikEdebiyat

Sözcükler, insanlığın kullandığı en güçlü ilaçtır.

Kipling’e atfedilir. Sözcükleri bir ‘uyuşturucu’ olarak niteler; çünkü dil sarhoş edebilir, teselli edebilir, kışkırtabilir ya da iyileştirebilir — söylediklerimizde ne kadar güç olduğunun bir hatırlatması.

Q0523
DinginlikTarih

Kalem kılıçtan güçlüdür.

Edward Bulwer-Lytton’ın 1839 tarihli bir oyununda ortaya attığı söz. Ona göre fikirler ve sözcükler, tarihi kuvvetten daha güçlü hareket ettirebilir — kalemin kılıca üstünlüğüne dair kalıcı sav.

Q0556
MerakDil

‘Nice’ sözcüğü İngilizceye Fransızca üzerinden, ‘cahil’ anlamındaki Latince nescius’tan girdi. Yaklaşık beş yüz yıl önce aptal ya da budala anlamına gelebilirken, zamanla dikkatli, incelikli, uygun ve hoş anlamlarına kaydı.

‘Nice’ (hoş), Latince ‘cahil’ anlamındaki nescius’tan gelir. Yüzyıllar içinde aptalcadan titize, oradan hoşa kaydı — bir sözcüğün anlamının, başladığı yerden çok uzağa gidebileceğinin kanıtı.

Q0558
MerakDil

‘Salary’ sözcüğü, tuz anlamındaki sal ile ilişkili Latince salarium’dan gelir. Roma askerlerinin gerçekten tuzla ödendiği yönündeki yaygın hikâye güçlü biçimde desteklenmez; daha dikkatli ifade şudur: sözcük tuzla ilişkilidir, tuz maaşı için kanıt değildir.

‘Salary’ (maaş), sal (tuz) ile bağlantılı Latince salarium’dan gelir. Tuz, Roma’da öyle değerliydi ki ücreti ve ticareti biçimlendirdi — hâlâ eski ekonominin tadını taşıyan bir sözcük.

Q0562
MerakDil

Science sözcüğünün arkasındaki Latince kök, bilmekle bağlantılıdır. Bu yüzden ‘conscious’, ‘omniscient’ ve ‘science’ bugün birbirinden uzak hissettirse de hâlâ aynı bilgi sözcükleri ailesine aittir.

‘Bilim’ sözcüğünün Latince kökü ‘bilmek’ demektir — ‘bilinç’, ‘her şeyi bilen’ ve ‘vicdan’ sözcüklerinin ardındaki aynı kök. Hepsi, bilme edimi çevresinde dönen bir sözcük ailesi.

Q0631
MerakTarih

Modern bir halk sağlığı kelimesi hâlâ eski bir sayıyı taşır: Karantina, gemilerin açıkta beklediği kırk günden gelir.

Karantina kelimesi, veba kontrollerinde gemiler için kullanılan kırk günlük bekleme süresine uzanır. Bugün kesin kurallar hastalığa ve ülkeye göre değişir; ama kelime hâlâ bulaşı zamanı ve mesafeyle yavaşlatma çabasını taşır. Dil burada küçük bir arşivdir; halk sağlığı da yalnız bilim değil, zamanla taşınan kültürel hafızadır.