Q0049Azar azar ölçeği doldurur.
Küçük ve istikrarlı çabalar sonunda bütünü doldurur (Svahili: ‘Haba na haba hujaza kibaba’).
Herkese açık koleksiyon
Dil, tarih, sanat, bilim ve iç dünyada arayın. Her sonuç; bağlamına, kaynağına ve bir sonraki fikre açılır.
Ara ve süz
1.965 kart, herkesin erişimine açık
Üç ayrı yol
Arşiv dökümü
Q0049Küçük ve istikrarlı çabalar sonunda bütünü doldurur (Svahili: ‘Haba na haba hujaza kibaba’).
Q0050Topluluğa öncelik veren kültürlerde öne çıkanlar uyma baskısıyla karşılaşır (Japonca: ‘Deru kugi wa utareru’).
Q0051Küçük şeyler birikerek devasa bir şeye dönüşür — küçük çabalar önemlidir (Japonca: ‘Chiri mo tsumoreba yama to naru’).
Q0052Esneklik, katı güçten daha uzun ömürlüdür; boyun eğmek de bir tür dayanıklılık olabilir.
Q0053Şahinin pençeleri gerçek olmak için sergilenmeye ihtiyaç duymaz. Bu Japon atasözü gösterişten çok sakin ustalığı değerli bulur: beceri, çoğu zaman kontrol altında tutulduğunda daha ikna edicidir.
Q0054Dar bir deneyim dar bir görüş doğurur; bildiğinin ötesinde her zaman daha geniş bir dünya vardır.
Q0055Atasözü bir hayvanın geride bıraktığı fiziksel iz ile insanın toplumsal izini karşılaştırır. Buradaki “ad”; itibar, hatıra ve bir hayatın başkalarına bıraktığı ahlaki iz anlamına gelir.
Q0056Uzmanlar bile hata yapar — kimse kusursuz değildir (Japonca: ‘Saru mo ki kara ochiru’).
Q0057Atasözü kararsızlığı kırmak için bilerek abartır. Başlamak her şeyi çözmez; ama uzaklık büyüsünü bozar: iş gerçek dünyaya adım attığında artık yalnızca zihindeki bir korku değildir.
Q0058Harekete geçmenin ideal anı çoktan geçti, ama bir sonraki en iyi an şimdi — öyleyse bugün başla.
Q0059Bizden öncekilerin öngörüsünün meyvesini yiyoruz; bizden sonra geleceklere de dikmeliyiz.
Q0060Çin atasözü geleneğinde aktarılagelen bir söz. Karar vermenin iki yolu arasına net bir çizgi çeker: Bilge kişi tartar ve kendi seçimini yapar; düşünmeyen ise kalabalığın inandığı neyse ona kapılıp gider. Söze göre asıl bilgeliğin işareti, bağımsız muhakemedir.
Q0061Sahici bir Dhammapada öğretisinin (121–122. dizeler) yoğunlaştırılmış hâli: Su testisi damla damla dolar — dizeler bunu iki yöne birden uygular; biriken kötülüğe de iyiliğe de. Büyük sonuçlar kendini nadiren ilan eder; küçük ve yinelenen edimlerden sessizce kurulur — küçük edimlerin dikkat hak etmesi tam da bundandır.
Q0062Doğrudan Dhammapada’dan (165. dize) bir tema: Kötülük kişinin kendi eseridir; arınma da kişinin kendi eseridir. Buda kendini yalnızca rehber olarak sundu — öğretmenler yolu gösterir, ama yürümek devredilemez. Mesele yalnızlık değil, sorumluluğun onurudur.
Q0063Gerçekten başarılı olanlar alçakgönüllüdür — meyveden ağırlaşan bir dal gibi, büyüklük eğilip alçalır.
Q0064Aşinalık insanı kendi çevresine karşı körleştirebilir. Misafir, ev sahibinin artık görmediği düzeni, kokuyu, alışkanlığı ya da gerilimi fark eder; bu yüzden dış göz aynı anda hem rahatsız edici hem yararlı olabilir.
Q0065Atasözü statü üzerine keskin bir gözlemdir. Güç yerindeyken insanlar ona iltifat eder; sendelediğinde çekingen olanlar bile saldırıya katılabilir. Talihin itibarı karakter kadar güvenilir korumadığını hatırlatır.
Q0066Fars ve Güney Asya dünyasının geniş coğrafyasından bir atasözü. Saklanan bilgi yalnızca bir olanaktır; pratik onu beceriye çevirdiğinde değer kazanır.
Q0067Şans, cesaretle hareket edenleri ödüllendirme eğilimindedir. Latince ‘Audentes fortuna iuvat’ sözünden.
Q0068Latince söz Juvenal’den gelir ve genellikle “sağlam bedende sağlam zihin” diye çevrilir. Modern kültürde çoğu kez spor mottosu gibi kullanılır; ama asıl gücü dengededir: düşünce, karakter, dinlenme ve bedene özen birlikte düşünülür.
Q0069Antik bir özdeyiş: Sürümleri Ezop masallarında (“Herakles ile Arabacı”) ve Yunan tragedyasında görülür; cilalı İngilizce biçimini önce Algernon Sidney, sonra Benjamin Franklin’in Poor Richard’s Almanack’i (1736) yaydı. Kilise havasına rağmen İncil’den değildir. Anlamı hiç değişmedi: Talih, emeğin çoktan başladığı yere uğramayı sever.
Q0070Yaygın olarak Kızılderili bilgeliğiyle ilişkilendirilir. Bir başkasını yargılamadan önce onun koşullarını hayal et — anlamak, onun ayakkabılarıyla bir mil yürümemizi ister.
Q0071Atasözü hırsla alay etmez; onun bedelini gösterir. Yükseğe çıkmak daha geniş bir görüş sağlayabilir, ama aynı zamanda daha fazla açıklık, yalnızlık ve hata yapıldığında daha ağır sonuçlar getirir.
Q0072Önlenebilir tehlikeye davetiye çıkarıp şansa güvenme; kendini zararın yolundan çek.