Sanat, bilim, tarih, sürpriz

Merak

Yakından bakınca dünya daha tuhaf.

İkinci kez bakmayı ödüllendiren; daha büyük bir dünyaya kapı aralayan bilgiler, eserler ve keşifler.

1.293 kartSayfa 21 / 54Bağlam ve kaynaklarla

Editörün notu

Açık oda

Merak, tanıdık olan yerinden biraz oynadığında başlar. Bu seçki; bildiğimizi sandığımız şeylere yeniden bakmanın yararlı şaşkınlığını bulmak için bilim, sanat, dil ve tarih arasında dolaşır.

Q0856
MerakEdebiyat

J.R.R. Tolkien diller icat etti ve Orta Dünya’yı kısmen bu dillerin canlı hissedebileceği bir dünya olarak kurdu.

Tolkien bir filologdu; dillerin nasıl büyüdüğünü, kırıldığını, ödünç aldığını ve hatırladığını duymak üzere yetişmişti. Orta Dünya’nın derinliği, adlarının, şarkılarının ve halklarının dilsel bir soya sahipmiş gibi durmasından gelir. Kurmaca dünya yaşlı hisseder; çünkü kelimelerinin kökleri vardır.

Q0857
MerakEdebiyat

George Orwell’ın 1984’ü Big Brother, doublethink ve Orwellian gibi terimler kazandırarak sonraki kuşaklara gözetim ve kontrol için bir sözlük verdi.

1984’ün gücü yalnızca olay örgüsünde değil, sözcük dağarında: Romandan gelen kelimeler bugün çok farklı siyasi ortamlarda propagandayı, gözetimi ve çifte düşünceyi adlandırmaya yardım ediyor. Bir hikâye, tehlikeyi fark etmenin araçları olarak kendinden uzun yaşayabilir.

Q0858
MerakEdebiyat

Arthur Conan Doyle Sherlock Holmes’u öldürdü; ama okur talebi ve baskısı dedektifin geri dönmesine yardım etti.

Doyle Holmes’tan kurtulmak istiyordu; ama dedektif çoktan kamusal bir takıntıya dönüşmüştü. Okurlar yas tuttu, protesto etti ve geri dönüşünü istedi. Bu olay, kurmaca kişilerin toplumsal olarak gerçek hâle gelebileceğini gösterir: Bir hikâye kamusal hayal gücüne girdiğinde, yazar onun sonraki hayatını artık tek başına yönetemez.

Q0859
MerakEdebiyat

Jane Austen’ın romanları ilk olarak anonim ya da yalnızca “Bir Hanım” imzasıyla yayımlandı; dönemindeki yazarlık üzerindeki cinsiyet sınırlarını yansıtıyordu.

Austen’ın ilk kitapları modern okurun beklediği gibi adını taşımaz; ‘Bir Hanım tarafından’ ifadesi hem saygınlığı hem sınırı işaret eder. Anonimlik eseri küçültmedi. Tam tersine, bir kadın yazarın zekâsının kamusal alanda konuşabilmesi için geçmesi gereken toplumsal kapıyı görünür kıldı.

Q0864
MerakEdebiyat

Gılgamış Destanı, hayatta kalan en eski edebi eserler arasındadır; dostluğu, kederi ve ölümlülüğü eski Mezopotamya’dan taşır.

Kil tabletler üzerine çivi yazısıyla yazılan Gılgamış Destanı; iktidarı, dostluğu, kederi ve ölüm korkusunu binlerce yıl öteye taşır. Uzaklığı gücünün parçasıdır: Eski Mezopotamya’dan gelen bir ses, birini kaybetmenin ve hayatın ne için yaşandığını sormanın ne demek olduğunu hâlâ bilir.

Q0877
MerakFelsefe

Sokrates kendi yazılarını bırakmadı; onu çoğunlukla öğrencileri ve sonraki yazarlar, özellikle Platon aracılığıyla biliyoruz.

Karşımıza çıkan Sokrates kısmen tarihsel kişi, kısmen diyaloglar, hafıza ve tartışma yoluyla korunmuş figürdür. Bu onu hem güçlü hem zor yapar: Sesi bize başkaları aracılığıyla ulaşır. Tanıklara dayanan her gelenekte aynı kırılganlık vardır. Büyük öğretmenler bile insan aktarımıyla gelir.

Q0878
MerakFelsefe

Gerçek bilgelik, ne kadar az bildiğini bilmekle başlar.

Sokrates’le özdeşleşen en ünlü fikrin modern bir söylenişi. Sokrates hiçbir yazı bırakmadı; onu Platon ve Ksenophon üzerinden tanırız. Platon’un Savunma’sında tek üstünlüğünün kendi cehaletinin farkında olmak olduğunu söyler. Mesele sahte alçakgönüllülük değil, pratiktir: Hataların çoğu bildiğimizi abartmakla başlar; bu yüzden dürüst bilmemek, ilk yetkinliktir.

Q0880
MerakFelsefe

Aristoteles, genç Büyük İskender’in özel öğretmeniydi.

Aristoteles, geleceğin fatihi henüz gençken Mieza’da İskender’e ders verdi. Felsefenin doğrudan imparatorluk “yarattığını” düşünmemek gerekir; ama buluşma olağanüstüdür: Yunan entelektüel eğitimi, tarihin en büyük fetih hareketlerinden birine çok yakın durur.

Q0888
MerakFelsefe

Her şey akar ve değişir; sen de nehir de bir daha tam olarak aynı değilsinizdir.

Efesli Herakleitos’tan (yak. MÖ 535–475) geriye yalnızca sonraki yazarların aktardığı fragmanlar kaldı; modern sürümler onun yoğun Yunancasını akılda kalır bir dile çevirir. Irmak imgesi en ünlüsüdür: Platon, onun “aynı ırmağa iki kez girilmez” dediğini aktarır. Hem ırmak hem giren değişmiştir — Herakleitos için değişim, gerçekliğin başına gelen bir şey değil, gerçekliğin ta kendisiydi.

Başka bir odaya geçinAzimBir kez daha denemek için.